Haylaz Paça

Tutabileceği şeyleri avuçlamak için sağa sola yalpalar paçam. Oturduğum zaman yukarıya tırmanmaya çalışır, bacaklarım açıkta kalır. Aşağıda kaldığı için kendini değersiz hissediyor olmalı. Bisiklet sürerken zincirin onu sıkıştırması için can atar. Buz gibi rüzgarın pantolonuma gireceği yöne döner. Önünde eğilmemi istediği için böyle davranıyor. Bağdaş kurduğum sedirden kalkmaya çalıştığımda topuğumun altına girer, beni düşürmeye çalışır. Bir paçam ayakkabının üstüne uzanır diğeri ters yönde durur, sanki iki farklı ayağım varmış gibi görünürüm. Kısa bir yürüyüş yapsam olmadık çamurlar hemen paçalarımda belirir. Golf oynar gibi çamur damlasını pantolonun en üst noktalarına kadar fırlatırlar. Bu çamurları temizlemeden bir yere gidemem bu sayede onlarla vakit geçireceğim bir zamana sahip olurlar. Pantolonun paça boyunu yaptırmak için alınan ölçü, düzeltme işlemi bittikten sonra birbiyle uyumlu olmaz. Hep bir paçam diğerinden daha uzun ya da kısa kalır. Bazen birbirlerine çarparak beşlik çakarlar. Yoğunluktan paçalarımı kontrol etmeyi unuttuğum günün sonunda onlara bakmaya korkarım. Genelde çorabıma sıkışır veya biçimsiz halde olurlar. “Paçanız çorabınızın içinde kalmış,” diye birisi uyaracak da değil. Onlara güvenmediğim için arada bir ayağımı sallıyorum. Bozuksa düzelir, kısaysa uzar veya içeriye bir varlık alıyorsa geri çıkar diye. Durakta tek ayağı üstünde durup diğer ayağını sallayarak otobüs bekleyen birisini görürsen o benimdir.

*

Diğer insanların paçaları da böyle haylaz mı diye göz gezdiririm. Evden çıkmadan hoşuma giden çoraplarım, diğer insanların giydiği çorapları görünce hoşuma gitmez. Bunu anlayan paçalarım çorabımı sergiye çıkarır. Metronun otomatik kapılarına paçam sıkışmasın diye girerken kontrol ederim. Beni bir düşürse, yakamla eşit seviyeye gelecek. Konumunu kabullenmek, sana biçilmiş görevi yerine getirmek, başkasını kıskanmamak, bu kadar mı zor? Oturduğum zaman paçalarım ok gibi bir yeri işaret etmeye başlar. O yönde bir insan varsa paçalarımı temizliyormuş gibi yaparak yönlerini değiştirmeye çalışırım. Bu sefer başka tarafı işaret ederler ve o yöndeki kişiyle göz göze gelip tekrar paçalarımı düzeltmeye çalışırım. Oturduğu yerde paçalarını tokatlayan birini görürsen o benimdir.