Şiir
-
Tek tek bakarsan harfler masumdur. Hecelerde ise kıymet var. Ama şey tanın yanına sokulursa. Tırnaklarını damağa sürtüyor ses. Dili yırtan bir kelime. Ne oldu ağaran tana ve güzel şeye? İşte insanı sarsan bu tutuşmuş sözler.
-
Tutabilir miydin deliler gibi rüzgarı havada? Gürültüye açılan pencereler ve sebepsiz merhabalar arasında. Ellerini, saçlarını çekiştirerek yanaklarından geçti. Takip mi etseydin tadı kaçmış rüzgarı? Esti üstünde, sen düşünürken daha nasıl yakalayacağını.
-
Sürünürken öğlenden kalmış derinin üstünde gökyüzüne gömülen bedende, kurtçuklar gibiydik gailesiz o yana bu yana yürüyen derisi öğleden kalmış göğe gömülen ölünün üstünde. Gölgeyi çürüklerde buluyor kemiğe yaslanıyorduk. Kokusu bizimkinden kötü de değildi bu bedenin. O yüzden gölge lazımdı önce çürüğün içinde öğleden kalmış deride. Küçüktük derinin üstünde, rüzgar bedenin parmaklarını oynatınca umutlananlar olurdu kanı…
